26 Ağustos 2013 Pazartesi
Günün İddaa Kuponu
Günün iddaa kuponu:
585: Trabzonspor - Rizespor İY/X 2.25
590: Jong Ajax - Emmen 2,5Üst 1,30
591: Jong Twente - Den Bosch 2,5Üst 1,25
596: Fiorentina - Catania MS1 1,35
Toplam oran: 4,94
Kupona güvenim: 8/10
Tutar mı tutar. Bol şans.
25 Ağustos 2013 Pazar
Kayseri Kafilesi Belli Oldu
Beşiktaşımız, Spor Toto Süper Lig’in 2. haftasında yarın (26 Ağustos) saat 21:45’te Kayseri Büyükşehir Belediyesi Kadir Has Stadı’nda Kayseri Erciyesspor ile karşılaşacak.
Futbol A Takımından Sorumlu Yönetim Kurulu Üyemiz Ahmet Kavalcı’nın başkanlığında Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan özel bir uçakla Kayseri’ye giden kafilemizde; Yatırımlar Komitesinden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyemiz Yalçın Kaya Yılmaz, Futbol Genel Direktörümüz Önder Özen, teknik heyetimiz ve futbolcularımız yer aldı.
Teknik Direktörümüz Slaven Bilic, Kayseri Erciyesspor maçı kadrosuna şu futbolcularımızı dahil etti:
TOLGA ZENGİN
CENK GÖNEN
EMRE METİN
TOMAS SİVOK
SERDAR KURTULUŞ
JULIEN ESCUDE
PEDRO FRANCO
ERSAN GÜLÜM
MUSTAFA PEKTEMEK
İBRAHİM TORAMAN
NECİP UYSAL
MANUEL FERNANDES
VELİ KAVLAK
HUGO ALMEIDA
MICHAEL ENERAMO
GÖKHAN TÖRE
OLCAY ŞAHAN
BRUNO DENTINHO
OĞUZHAN ÖZYAKUP
MUHAMMED DEMİRCİ
ATIBA HUTCHINSON
Haber Kaynağı: bjk.com.tr
Kayseri maçında ilk 11'in şu şekilde olması görüşündeyim:
Cenk Gönen
Serdar Kurtuluş Tomas Sivok Pedro Franco Ersan Gülüm
Atiba Hutchinson
Oğuzhan Özyakup Manuel Fernandes
Gökhan Töre Olcay Şahan
Hugo Almeida (Eneramo)
Kalede Cenk seçimi Tolga'nın baldırında ki problemden dolayı mantıklı olacaktır. Zaten artık Cenk'in de kaleci antrenörümüz sayesinde kalede daha da güven vereceğine eminim.
Defans da her zaman dediğim gibi Escude oynatılacağına Pedro Franco'ya şans tanınmalı. Escude'ye göre çok daha üst düzey bir defans oyuncusu olduğu konusunda kuşkum yok.
Orta saha da özellikle böyle bir rakibe karşı iki savunmaya yönelik orta saha ile başlamaktansa Oğuzhan - Fernandes ikilisini oynatmanın çok daha isabetli bir karar olacağı görüşündeyim. Daha fazla topun ileride kalması daha fazla baskı ve daha fazla gol pozisyonu demek olur ki bu rakiplere karşı Beşiktaş'ın da yapması gereken budur. Olcay Şahan ise aynı durgun oyununu sürdürmeye devam ederse ilerde Holosko hazır olduğu zaman yerini ona bırakarak daha iyi bir kadro oluşabilir.
Forvet de ise Almeida ile başlanıp maçın durumuna göre Almeida yerine Eneramo veya skor istenilen gibi değilse Almeida'nın yanına Eneramo alınabilir.
Bu güç de bir kadro ile Kara Kartalların Kayseri'den 3 puan alamadan dönmeleri için bir sebep göremiyorum. Yeter ki istekli ve yürekleriyle oynasınlar.
24 Ağustos 2013 Cumartesi
Komik Talep!
"Beşiktaş'a Gençlik ve Spor Müdürlüğü'nden (G.S.G.M) şok eden bir talep geldi. Vodafone ile 145 milyon dolarlık bir sponsorluk anlaşması imzalayan Beşiktaş^tan G.S.G.M bu paranın %25'ini stat alt kullanım bedeli olarak talep etti.
Geçtiğimiz çarşamba Gençlik ve Spor Müdürlüğü ile Beşiktaş Kulübü avukatlarının bir araya geldiği öğrenildi. "
Haber Kaynağı: HABER1903
Görünen o ki Gençlik ve Spor Müdürüğü Beşiktaş ile uğraşmaya devam ediyor. Önce stadın yıkımı konusunda çeşit türlü sıkıntı çıkardılar. Ardından Olimpiyat Stadı'nda oynama konusunda sıkıntılar çıkardılar. Sonrasında da sanki sadece Beşiktaş'ın maçında tribünde alkol içiliyormuş gibi bir tavırla protok tribününde içki içilmesi konusunu gündeme taşıdılar. Şimdi de %25 gibi az buz olmayan bir haraç isteği. Allah yönetimimize ve tüm taraftarlarımıza sabır versin. Ama istedikleri kadar uğraşsınlar Beşiktaş'ımızın arkasında bu taraftar gücü olduğu sürece bu takım sapasağlam ayakta kalmaya devam edecektir. .
Geçtiğimiz çarşamba Gençlik ve Spor Müdürlüğü ile Beşiktaş Kulübü avukatlarının bir araya geldiği öğrenildi. "
Haber Kaynağı: HABER1903
Görünen o ki Gençlik ve Spor Müdürüğü Beşiktaş ile uğraşmaya devam ediyor. Önce stadın yıkımı konusunda çeşit türlü sıkıntı çıkardılar. Ardından Olimpiyat Stadı'nda oynama konusunda sıkıntılar çıkardılar. Sonrasında da sanki sadece Beşiktaş'ın maçında tribünde alkol içiliyormuş gibi bir tavırla protok tribününde içki içilmesi konusunu gündeme taşıdılar. Şimdi de %25 gibi az buz olmayan bir haraç isteği. Allah yönetimimize ve tüm taraftarlarımıza sabır versin. Ama istedikleri kadar uğraşsınlar Beşiktaş'ımızın arkasında bu taraftar gücü olduğu sürece bu takım sapasağlam ayakta kalmaya devam edecektir. .
Stat Yıkımı Devam Ediyor
Kara Kartal'a uzun seneler yuvalık yapmış olan İnönü Stadı'nın yıkıma devam ediliyor. Yeni açık tribünün yıkılmasıyla başlayan süreç Dünyanın en büyük taraftar grupları arasında yer alan Çarşı grubuyla özdeşleşen kapalı tribününün de yıkılmaya başlanması ile devam etmekte. Yönetimin 14-15 ay süre verdiği yeni stat için çalışmalar da bu doğrultu da sürdürülmekte.
Fakat yeni çıkan fotoğraflarda da görüleceği üzere stadın altından su çıkmasının süreci uzatabileceği endişesi doğmuş durumda. Umuyorum ki bu durum süre olarak veya başka "engellere" koşul vermeden yıkıma devam edilerek zamanında Kartal yürekliler olarak yeni evimize taşınabiliriz.
Fakat yeni çıkan fotoğraflarda da görüleceği üzere stadın altından su çıkmasının süreci uzatabileceği endişesi doğmuş durumda. Umuyorum ki bu durum süre olarak veya başka "engellere" koşul vermeden yıkıma devam edilerek zamanında Kartal yürekliler olarak yeni evimize taşınabiliriz.
Düşler Kabus Oldu
Uzun bir aradan sonra düşler sahnesine çıkan Beşiktaş zayıf rakibi karşısında deplasmanda 2-1 mağlup oldu. Beşiktaş'ın tek golünü Almeida kaydederken rakip takımın golleri Bendiksen ve Pritchard'dan geldi. Beşiktaş tur umudunu İstanbul'da ki rövanş mücadelesine bıraktı.
Kartallar maç öncesi favori olarak gösterilen takımdı. Bunun nedeni de tabiki kadrosunda rakibine karşı çok daha üst düzey futbolcular bulundurmasıydı. Beşiktaş da maça bu ağırlığını ortaya koyarak başladı. Etkili pas trafiği ile Tromso'ya top oynatmayan kartallar golü de Almeida ile erken buldu. İlk yarım saat de kartal zayıf rakibine karşı oynaması gerektiği gibi oynadı ve oyunu kontrolü altında tuttu. Hatta bu oyunuyla bu maç da Beşiktaş farka gider ve rahat bir sonuç elde eder izlenimi bıraktı.
İşte ne olduysa bundan sonra oldu. Kara Kartallar durdu, Norveç'liler başladı. Hız ve dayanıklılık bakımından etkili olan Tromso topu kontrol etmeye ve kalemize gelmeye başladı. Yine de geçen seneye oranla defansif anlamda çok yol kateden Beşiktaş rakibine etkili pozisyonlar verdirmemeyi başardı. Rakibin gollerinin hakem hatasıyla penaltıdan ve Escude'nin hatasından gelmesi de maçın sonucunu etkiledi. Kısacası maçı Beşiktaş ve hakem rakibine armağan etmiş oldu.
Eğer konuştuğumuz takım Beşiktaş ise böyle bir maçta, böyle bir rakibe karşı bunlar bahane olmamalı. Görüldüğü üzere hakem hatası her yerde oluyor ve olacak da. Futbolcuların bireysel hatası da bu seviyede çok olmaması gerekirken olabiliyor.Bu şekilde 2 gol de yedik peki... Ama Beşiktaş'ın da Tromso'ya 5 atabiliyor olması gerekirdi. Bu gerekliliği yerine getiremiyorsa da Beşiktaş iyi oynamamıştır ve sonuçta da öyle oldu. Ofansif anlamda Beşiktaş çok yetersiz kaldı. Dentinho ve Olcay saha da yokdu. Dentinho'dan artık bir fayda sağlanamayacağı bence yeterince anlaşılmıştır. Olcay ise bu sene fazla tutuk başladı. Geçen seneki o istekli futbolu bu sene kayıp. O da bu şekilde giderse yedek kulübesinde yeri hazır gibi duruyor. Kanatların bu durumda olması da ilerde tek forvet Almeida'yı fazlasıyla olumsuz etkiledi. Bunun sonucunda Kartal ileride etkisiz kaldı. Savunmada da maç öncesinde de dediğim gibi bu maça Escude yerine Pedro Franco ile başlanmalıydı. Sivok-Franco ikilisinin çok daha fazla güven vereceğine hiç bir kuşkum yok. Umarım Bilic de bu maçtan dersler çıkarıp Kayseri deplasmanın da buna uygun bir kadro ile karşılığını verir.
İstanbul'da oynanacak rövanş maçında orta saha da Fernandes-Oğuzhan ikilisinin kesinlikle yan yana oynaması gerektiği görüşündeyim. Topu hem ileri alana taşıma da hem de pozisyon zenginliği açısından bu ikili çok faydalı olacaktır. Bunun karşılığında da istenen skorun elde edileceğini düşünüyorum. Her şeyden öte futbolcular yürekleriyle oynadıkları sürece yenemeyecekleri takım da olmadığını düşünüyorum.
Kartallar maç öncesi favori olarak gösterilen takımdı. Bunun nedeni de tabiki kadrosunda rakibine karşı çok daha üst düzey futbolcular bulundurmasıydı. Beşiktaş da maça bu ağırlığını ortaya koyarak başladı. Etkili pas trafiği ile Tromso'ya top oynatmayan kartallar golü de Almeida ile erken buldu. İlk yarım saat de kartal zayıf rakibine karşı oynaması gerektiği gibi oynadı ve oyunu kontrolü altında tuttu. Hatta bu oyunuyla bu maç da Beşiktaş farka gider ve rahat bir sonuç elde eder izlenimi bıraktı.
İşte ne olduysa bundan sonra oldu. Kara Kartallar durdu, Norveç'liler başladı. Hız ve dayanıklılık bakımından etkili olan Tromso topu kontrol etmeye ve kalemize gelmeye başladı. Yine de geçen seneye oranla defansif anlamda çok yol kateden Beşiktaş rakibine etkili pozisyonlar verdirmemeyi başardı. Rakibin gollerinin hakem hatasıyla penaltıdan ve Escude'nin hatasından gelmesi de maçın sonucunu etkiledi. Kısacası maçı Beşiktaş ve hakem rakibine armağan etmiş oldu.
Eğer konuştuğumuz takım Beşiktaş ise böyle bir maçta, böyle bir rakibe karşı bunlar bahane olmamalı. Görüldüğü üzere hakem hatası her yerde oluyor ve olacak da. Futbolcuların bireysel hatası da bu seviyede çok olmaması gerekirken olabiliyor.Bu şekilde 2 gol de yedik peki... Ama Beşiktaş'ın da Tromso'ya 5 atabiliyor olması gerekirdi. Bu gerekliliği yerine getiremiyorsa da Beşiktaş iyi oynamamıştır ve sonuçta da öyle oldu. Ofansif anlamda Beşiktaş çok yetersiz kaldı. Dentinho ve Olcay saha da yokdu. Dentinho'dan artık bir fayda sağlanamayacağı bence yeterince anlaşılmıştır. Olcay ise bu sene fazla tutuk başladı. Geçen seneki o istekli futbolu bu sene kayıp. O da bu şekilde giderse yedek kulübesinde yeri hazır gibi duruyor. Kanatların bu durumda olması da ilerde tek forvet Almeida'yı fazlasıyla olumsuz etkiledi. Bunun sonucunda Kartal ileride etkisiz kaldı. Savunmada da maç öncesinde de dediğim gibi bu maça Escude yerine Pedro Franco ile başlanmalıydı. Sivok-Franco ikilisinin çok daha fazla güven vereceğine hiç bir kuşkum yok. Umarım Bilic de bu maçtan dersler çıkarıp Kayseri deplasmanın da buna uygun bir kadro ile karşılığını verir.
22 Ağustos 2013 Perşembe
Kartal Düşler Sahnesinde
Kara Kartal uzun bir aradan sonra tekrar düşler sahnesinde. Norveç'in Tromso ekibiyle karşılacak olan Beşiktaş yeni kadrosu, yeni teknik ekibi ve yeni hayalleriyle bu akşam sahaya çıkıyor. Maçın detayları için link e tıklayınız.
Beşiktaş'ımızın ilk 11'inde ise Almeida dışında Trabzonspor kadrosundan bir fark yok. Bilic bu maça da aslarıyla çıkarak rövanş için iyi bir skor elde etmeyi amaçlamış gibi görünüyor. Şahsi görüşüm ise defansta Escude yerine Pedro Franco orta sahada da Fernandes yerine Oğuzhan ile başlamasıydı. Maçın gidişatına göre Fernandes oyuna alınabilirdi.
Skor tahmini vermek zor fakat zeminin suni çim olması, havanın soğuk ve yağışlı olması nedeniyle fazla gollü ve pozisyonlu bir maç oolacağını zannetmiyorum. İddaacılar için 2,5 altı veya KG yok bahisleri tavsiye edebileceğim seçenekler. Kısacası 2-0 olsun Beşiktaş'ımızın olsun. Başarılar Kara Kartal...
Beşiktaş'ımızın ilk 11'inde ise Almeida dışında Trabzonspor kadrosundan bir fark yok. Bilic bu maça da aslarıyla çıkarak rövanş için iyi bir skor elde etmeyi amaçlamış gibi görünüyor. Şahsi görüşüm ise defansta Escude yerine Pedro Franco orta sahada da Fernandes yerine Oğuzhan ile başlamasıydı. Maçın gidişatına göre Fernandes oyuna alınabilirdi.
Skor tahmini vermek zor fakat zeminin suni çim olması, havanın soğuk ve yağışlı olması nedeniyle fazla gollü ve pozisyonlu bir maç oolacağını zannetmiyorum. İddaacılar için 2,5 altı veya KG yok bahisleri tavsiye edebileceğim seçenekler. Kısacası 2-0 olsun Beşiktaş'ımızın olsun. Başarılar Kara Kartal...
Yeni Sponsor Yeni Umut
Beklenen sponsorluk anlaşmasında Beşiktaş sonunda mutlu sona ulaştı. 15 sene stat isim hakkı, 5 senelik forma ve reklam hakları için kasasını 145 milyon dolar gibi bir rakamla doldurdu. Forma anlaşması ise Toyota reklamından dolayı gelecek seneden itibaren geçerli olacak. Takımımızın geçen seneden bu yana yaşadığı büyük ekonomik sıkıntıların arasında bu anlaşma ilaç gibi geldi. Bu yapılan anlaşma ile artık Beşiktaş kulübü çalışanlarının, emekçilerinin parasının ödenmediğine dair haberlerin de çıkmayacağını umuyorum.
Bu anlaşma sonrası Fikret Orman yeni stat isminin Vodafone Arena olacağını açıkladı. Benim şahsi fikrim ise Arena yerine Kartal Yuvası gibi Beşiktaşımızı anlatan bir isim konması. Umarım yönetim bu konunun üzerinde biraz daha düşünüp doğru bir karara varabilir. İstanbul'da ikinci bir Arena ismine Kartal Yuvası gibi orjinal bir isim dururken hiç gerek yok. Beşiktaşlı olarak duruşumuz gibi stadımız da farklı olsun.
Bu anlaşma sonrası Fikret Orman yeni stat isminin Vodafone Arena olacağını açıkladı. Benim şahsi fikrim ise Arena yerine Kartal Yuvası gibi Beşiktaşımızı anlatan bir isim konması. Umarım yönetim bu konunun üzerinde biraz daha düşünüp doğru bir karara varabilir. İstanbul'da ikinci bir Arena ismine Kartal Yuvası gibi orjinal bir isim dururken hiç gerek yok. Beşiktaşlı olarak duruşumuz gibi stadımız da farklı olsun.
20 Ağustos 2013 Salı
3 Puanlık Olgun Beşiktaş!
İlk haftanın en önemli maçı Beşiktaş ile Trabzonspor arasında oynandı. Maçın yer ve dizayn açısından resmen futbol için yapılmamış olan Atatürk Olimpiyat Stadı'nda oynanmasına rağmen yaklaşık 52000 Beşiktaş taraftarı "Takım ister Fizan'da oynasın biz yine maç izlemeye gideriz." mesajını net bir şekilde verdi. Bir diğer pozitif olay ise Trabzonspor başkanın ne kadar sözünün eri bir kişi olduğunu göstererek maçı Beşiktaş taraftarlarının arasında izlemesi ve deplasman taraftarı yasağını böyle güzel bir şekilde protesto etmesi oldu. Beşiktaş taraftarı da İbrahim Hacıosmanoğlu'na yoğun ilgi gösterdi. Bir çok taraftar Hacıosmanoğlu ile fotoğraf çektirmek için birbiriyle yarıştı.
Bu derbi maçını Beşiktaş 2-0 lık sonuç ile kazanmayı bildi. Maçtan akılda kalanlar ise Beşiktaş'ın defans hattının geçen seneye göre baya bir yol katetmiş olması, Atiba Hutchinson, Tolga Zengin, Olcay Şahan, Beşiktaş taraftarı, Halis Özkahya ve Lig Tv oldu.
Öncelikle Beşiktaş'ın defans hattından bahsetmek istiyorum. Bu maçta Trabzonspor'a pozisyon vermeden maçı bitirdiler. Yeni transfer Serdar Kurtuluş defansın sağına ilaç olacağının sinyalini verdi. Bilic geçen senenin çok gol yiyen ama çok da gol atan takımını gol yemeyip sağlam duran, topu ayağında tutan, topu aldığı zaman oyunu yavaşlatıp kontrollü bir şekilde ileri çıkan bir takım haline getirmiş. Yani kısaca geçen sene heyecanlı gençlik dönemi geçiren Beşiktaş büyümüş, olgunlaşmış ve hatalarından dersler çıkarmıştır. Peki kötü yanları yok mu bu takımın elbette var. Ersan iyi bir defans oyuncusu fakat yeri kesinlikle sol bek değil. Defansın kanat oyuncuları atak organizasyonlarına her zaman destek verebiliyor olmalıdır. Hızlı ve iyi orta açabilen defansif kanat oyuncuları hep ilk tercih edilenler olmalıdır. Ersan için bu iki özellik de söylenemez. Gökhan Süzen ve Uğur Boral da defansın sol tarafındaki açığı kapatabilecek kapasite de değiller. İsmail dediğim özelliklere bu üç oyuncuya göre daha yakın olsa da bu bölgeye bir transfer şart gözüküyor. Diğer bir eksik yan olarak da forvet hattının yine çok zayıf olması. Mustafa Pektemek çok çabalayan, hırslı, koşan, uğraşan ve çok iyi niyetli bir forvet. Ama bu özellikler ile takımın gol ihtiyacını karşılamak mümkün olamaz. Almeida da uzun boylu fiziği ile defans oyuncularını her zaman zorlayan bir oyuncu. Hava toplarında çok etkili. Fakat bitiricilik konusunda kendisini geliştirmeyi bir türlü başaramadı. Ömer Şişmanoğlu yetenekli ve istekli bir oyuncu. Ama ilk 11'de başlayıp gol yollerinin kalıcı ve etkili bir silahı olabilecek düzeyde değil. Yedekten destek anlamındaysa on numara beş yıldız bir oyuncu. Son olarak Eneramo ise geçen sene Sivas'dan da çok beğendiğim bir forvet. Güçlü bir fizik, hız ve yırtıcı yapısıyla forvet de etkili olabilecek bir oyuncu. Ama geçirdiği sakatlık sonrası ne zaman eski formuna döner veya dönebilir mi işte bunlar düşündüren sorular. Burada şahsi düşüncem ise Eneramo'nun sağlık durumu ortaya çıktıktan sonra transferinden vazgeçilmesi, Almeida'nın da satılıp yerine yabancı ve kaliteli bir forvet alınıp transferin sonlandırılmasıydı.
Atiba Hutchinson transferi ile Beşiktaş defansif orta saha oyuncu sıkıntısını ciddi anlamda çözmeyi başarmıştır. Bu maçta da Atiba Hutchinson sahanın her yerine ayak basıp her bölge de kademeye girerek Trabzonspor ataklarını olgunlaşmadan kesmeyi başarmıştır. Bilic'in bu oyuncuyu bu kadar çok istemesinin sebebini de daha ilk maçtan net bir şekilde görmüş olduk. Hem defansif olarak zekası gerçekten ileri seviyede hem de ayaklarına çok hakim bir futbolcu. Topu ayağında tutabilen ve gerektiğinde ileriye de pasları ile gerekli yardımı yapabilen bir oyuncu.
Tolga Zengin ise kalecilik açısından zaten ne kadar yetenekli olduğu Trabzonspor'dan bilinen birisi. Ama her şeyden önemlisi kişilik ve karakter olarak çok kaliteli olması. Bana göre Beşiktaş'ın bu sene yaptığı en iyi transferdir. Maçtan sonra verdiği röportajda da şöyle demiştir: " Olimpiyat Stadı'nda güzel olan tek şey isminin Atatürk olması. "
Olcay Şahan ise attığı gol ve attırdığı gol ile akıllarda kalan isim olmuştur. Son 20 dakikaya kadar durgun bir futbol oynayan Olcay oyuna Gökhan Töre'nin girmesi ile hareketlenip maçın gidişatını değiştirmeyi başarmıştır. Geçen sene de olduğu gibi Olcay'dan zaten 90 dakika harika bir performans beklemek çok yanlış olur. Hatta Olcay geçen sene de olduğu gibi kritik goller de kaçıracaktır. Ama Olcay çoğu zamanda da maçların gidişatını etkileyecek hamleler yapacaktır ve bu sezonda da Beşiktaş'ın gol yollarında adını duyacağımız bir isim olacaktır.
Gelelim Beşiktaş taraftarına. Takımına ne olursa olsun her zaman bağlı olduğunu bir kez daha gösterdi bu maçta. Ulaşımı büyük sıkıntı olan ve resmen futbol amaçlı yapılmamış olan Atatürk Olimpiyat Statı'nda gövde gösterisi yaptı. 90 dakika boyunca susmadı ve takımını son düdüğe kadar ateşledi. Yönetim de zaten maç sonrası taraftarından teşekkürü esirgemedi.
Maçın en dikkat çeken adamı ise arka planda kalması gerekirken ana sahneden bir türlü çekilmeyen Halis Özkahya oldu. Trabzonspor'lu oyuncuların futbol değil de tekme tokat amaçlı oyununa resmen destek verdi. Sarı kartlık, kırmızı kartlık pozisyonlara zorla olsa da çaldığı fauller sonrası bir de gülümseyerek oyuncuları dinlemesini herkes şaşkınlıkla izledi. Özellikle Mustafa Pektemek'in futbol hayatının şans eseri bitmediği pozisyona bir düdük bile çalamaması ne kadar başarılı bir hakem olduğunu daha ilk haftadan gösterdi. Karamsar olmak istemem ama geçen sezon çok konuşulan hakemler bu sene de aynı performanslarına kaldığı yerden devam edecek gibi gözüküyor..
Son olarak da Lig Tv'ye değinmek istiyorum. Medyanın çoğunluğunun hükumetin baskısı altında olduğu bu dönem de Digitürk de rengini en baştan belli etmiş oldu. Ortada ne bir küfür ne de bir hakaret varken Çarşı grubunun bütün toplumsal olaylarda olduğu gibi Gezi Parkı olaylarında da haksıza destek vermek için attığı sloganları Lig Tv'nin sesi kısarak maçı yayınlaması Digitürk firmasını çok komik bir duruma düşürmüştür. Digitürk şunu unutulmamalıdır ki hükumetler dahil her şey geçicidir ama Beşiktaşlılık bakidir!
19 Ağustos 2013 Pazartesi
Yeni Sezon, Yeni Heyecan: Süper Toto Süper Lig
Yaz mevsiminin bitmesi genellikle üzüntü verirken bu dönemin en sevindirici haberidir Spor Toto Süper Lig'in başlaması. Stresli iş hayatının, öğrencilik için gerilimli geçen sınav ve yoğun ödev dönemlerinin en iyi kafa dağıtma aracıdır. Maç günü geldiğinde sabahtan itibaren o maçı düşünmek, kadro hakkında tahminlerde bulunmak, oynaması sakatlık yüzünden kesin olmayan oyuncular için endişelenmek, iddaa oynayanlar için yorumlar okumak, oranlara bakmak derken zaten bir bakmışsınız stresli o hayattan çok uzaklaşmışsınız. 16.08 tarihi de 2013-2014 sezonun yani yeni heyecanın başlangıç tarihi olmuştur.
Ben de Beşiktaş'ımızın ve bazen de diğer takımların maçlarından önce ve sonrası ile ilgili yorumlarda bulunarak gördüğüm doğru ve yanlışları aktarmaya çalışacağım. Tabi ki futbol denince akla iddaa da geldiği için ara sıra kazandırmasını umduğum kupon paylaşımları ve kupon maçları üzerine yorumlarda bulunacağım. Ülke olarak futboldan zevk aldığımız bu dönem de umarım yazılarımla da zevk vermeyi başarırım.
Futbol dolu günler dilerim...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
